top of page

Çocuğun Kendi Kendini Oyalayabilmesi Neden Önemlidir?

5 Kas 2024
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 Eyl



“Anne, sıkıldım.”


“Benimle oynar mısın?”


“Şimdi ne yapacağım?”


Çocukların yetişkinlerle oyun oynamak ve birlikte zaman geçirmek istemeleri gelişimin son derece doğal bir parçasıdır. Ancak çocuğun her boş kaldığı anda bir yetişkinin onu yönlendirmesine ihtiyaç duymadan, kendi başına bir uğraş bulabilmesi de zaman içerisinde gelişmesini beklediğimiz önemli bir beceridir.


Kendi kendini oyalayabilmek, çocuğu yalnız bırakmak değil; çocuğun kendi zamanını yönetebilme kapasitesini geliştirmektir.


Kendi Kendini Oyalamak Ne Demektir?


Kendi kendini oyalayabilmek yalnızca çocuğun odasında tek başına oyuncaklarıyla uzun süre oynaması anlamına gelmez.


Resim yapmak, oyuncaklarıyla ilgilenmek, kitaplara bakmak, bir şeyler inşa etmek, kendi kendine oyun oynamak veya yaşına uygun başka bir etkinlik bulmak da bu becerinin parçalarıdır.


Buradaki önemli nokta, çocuğun her an dışarıdan gelen bir uyaran veya yetişkin yönlendirmesi beklememesidir.


Yani çocuk yavaş yavaş şu soruya kendi cevabını verebilmeye başlar:


“Şimdi ne yapabilirim?”


Her Boşluğu Yetişkinin Doldurması Gerekmez


Günümüzde çocukların zamanı çoğu zaman oldukça yapılandırılmıştır. Okul, kurslar, planlanmış etkinlikler, ekranlar ve yetişkinlerin sunduğu oyunlar arasında çocuğun gerçekten “boşta kaldığı” zaman giderek azalabilir.


Çocuk sıkıldığını söylediğinde ise yetişkin için en hızlı çözüm genellikle yeni bir etkinlik önermek olur.


“Boyama yap.”


“Legolarınla oyna.”


“Kitaplarına bak.”


“Gel, beraber bir şey yapalım.”


Bunların hiçbiri tek başına yanlış değildir. Ancak yetişkin sürekli çözüm ürettiğinde çocuk kendi boş zamanını nasıl değerlendireceğini keşfetmek için daha az fırsat bulabilir.


Bazen çocuğun bir süre ne yapacağını bilememesine izin vermek gerekir.


Çünkü sıkılmak da yeni bir fikir üretmenin başlangıcı olabilir.


Kendi Kendine Kalabilmek Bir Bağımsızlık Becerisidir


Çocuğun bağımsızlığını çoğunlukla kendi yemeğini yiyebilmesi, giyinebilmesi, eşyalarını toplaması veya sorumluluklarını yerine getirebilmesi üzerinden değerlendiririz.


Oysa bağımsızlığın başka bir boyutu daha vardır:


Sürekli bir başkasının varlığına, yönlendirmesine veya eğlendirmesine ihtiyaç duymadan kendi zamanı içerisinde kalabilmek.


Çocuk bunu yapabildiğinde yalnızca oyun becerisi geliştirmez. Bir etkinliği kendi başına başlatmayı, seçim yapmayı, sürdürmeyi ve bitirdiğinde başka bir seçeneğe yönelmeyi de deneyimler.


Bunlar ilerleyen yıllarda çocuğun günlük yaşamındaki bağımsızlığını destekleyen önemli deneyimlerdir.


Kendi Kendini Oyalamak Dikkatle de İlişkilidir


Bir yetişkinin sürekli yönlendirdiği etkinliklerde dikkati sürdüren taraf yalnızca çocuk değildir. Yetişkin de süreci yapılandırır:


“Haydi devam edelim.”


“Şimdi bunu yapacağız.”


“Bak, burada bir tane daha var.”


Kendi başına kaldığında ise çocuk dikkatini sürdürebilmek için bu dış desteği daha az kullanır.


İlgisini çeken şeyi bulması, etkinliğe başlaması ve dikkatini bir süre orada tutması gerekir.


Bu nedenle bağımsız oyun ve bağımsız uğraşlar, çocuğun kendi dikkatini yönetme ve bir etkinliği dışarıdan sürekli hatırlatma olmadan sürdürebilme becerisini destekleyen doğal fırsatlar sunar.


Peki Ekran Kendi Kendini Oyalamak Sayılır mı?


Çocuğun tek başına ekran karşısında zaman geçirebilmesi ile kendi kendini oyalayabilmesi aynı şey değildir.


Ekran, uyaranı büyük ölçüde çocuğa hazır olarak sunar. Çocuğun “Ne yapacağım?”, “Neyle ilgilenmek istiyorum?” veya “Bundan sonra ne yapabilirim?” sorularına cevap üretmesi gerekmez.


Bu nedenle amaç yalnızca çocuğun yetişkinden bağımsız kalması değil, kendi uğraşını oluşturabilmesidir.


Bu Beceriyi Nasıl Destekleyebiliriz?


Çocuğun bir anda uzun süre kendi kendine vakit geçirmesini beklemek gerçekçi olmayabilir. Özellikle yetişkinle sürekli birlikte oynamaya alışmış bir çocuk için bağımsız zaman aşamalı olarak geliştirilmelidir.


Başlangıçta yetişkin çocuğun yakınında bulunabilir. Çocuk oyun oynarken yetişkin kendi işiyle ilgilenebilir. Daha sonra birlikte geçirilen zaman ile çocuğun kendi başına geçirdiği zaman arasında küçük ayrımlar oluşturulabilir.


Çocuk “Ne yapayım?” diye sorduğunda her seferinde doğrudan cevap vermek yerine:


“Sen ne yapmak istersin?”


diye sormak bile küçük ama önemli bir başlangıçtır.


Zaman içerisinde amaç, çocuğun yetişkinden gelen önerilere giderek daha az ihtiyaç duyması ve kendi seçeneklerini oluşturabilmesidir.


Her Çocuğun Süresi Aynı Olmak Zorunda Değildir


Kendi kendini oyalama becerisini değerlendirirken çocuğun yaşı, gelişimsel özellikleri, dikkat süresi ve bireysel ihtiyaçları mutlaka dikkate alınmalıdır.


Özellikle özel gereksinimli çocuklarda bu becerinin gelişmesi için daha fazla yapılandırmaya, görsel desteğe, sınırlı seçeneklere veya yetişkinin başlangıçtaki eşliğine ihtiyaç duyulabilir.


Ama hedef aynıdır:


Çocuğun sürekli bir başkasının kendisi için bir şey üretmesini beklemek yerine, kendi zamanının içerisinde ne yapabileceğini giderek daha fazla keşfedebilmesi.


Çünkü kendi kendini oyalayabilmek yalnızca ebeveyne biraz boş zaman kazandıran bir beceri değildir.


Çocuğun “Ben kendi başıma da bir şey başlatabilir, sürdürebilir ve zamanımı geçirebilirim.” deneyimini kazanmasıdır.


Ve bu deneyim, bağımsızlığın küçük ama oldukça değerli adımlarından biridir.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page